Bir ayrıcalık olarak görünürlük: GÖRÜNmeyEN İZLER? kapılarını açıyor

Bir ayrıcalık olarak görünürlük: GÖRÜNmeyEN İZLER? kapılarını açıyor

İSTANBUL TOPLUMSAL CİNSİYET MÜZESİ, GÖRÜNmeyEN İZLER? SERGİSİ İLE AYRIMCILIK KAVRAMINI TARTIŞIYOR

İstanbul Toplumsal Cinsiyet Müzesi, 1 Mart 2026 Dünya Sıfır Ayrımcılık Günü’nü kutlarken kapılarını yeni sergisi GÖRÜNmeyEN İZLER? ile açacak. Sergi, görünürlüğü sadece bir hak ya da kazanım değil, tarih boyunca belirli bedenlere ayrıcalık tanınması olarak ele alıyor.

Kolektif bir düşünme ve üretim sürecinin ürünü olan sergi, izleyicileri sadece görünene değil; bastırılana, ertelenene ve bilinçli bir şekilde gözardı edilene bakmaya davet ediyor.

Serginin çıkış noktasını oluşturan sorular, kimlerin kendiliğinden görünür olduğu ve kimlerin görünür olabilmek için mücadele ettiği üzerine odaklanıyor. Bu sorular etrafında şekillenen anlatılar, Türkiye’de Yahudi, Ermeni ve Rum kadınların görünürlük deneyimlerine odaklanarak tarihsel koşullara ve kırılganlığa vurgu yapıyor.

Sergi, hem kadınların topluluklar içinde hem de geniş toplumsal yapıda karşılaştığı ataerkil normlarla nasıl mücadele ettiklerini araştırıyor. Toplumsal cinsiyet hiyerarşilerine karşı geliştirdikleri direnç stratejilerini ve bu stratejilerin nasıl etkilendiğini izleyiciyle paylaşıyor.

Aylin Vartanyan’ın kolaylaştırdığı atölyeler, serginin yaratım sürecine yön verirken, illüstratör Duygu Aşık da çizimleriyle sürece katkı sağladı. Sergide yer alan hayat hikayeleri, şiirler, öyküler ve besteler topluluğun içindeki seslerin önemini vurguluyor.

Sergide ayrıca “görünmezlik stratejisi” ön planda. Katılımcılar, geçmişten günümüze kadar ayrımcılıkla başa çıkmak için nasıl görünmezlik stratejileri geliştirdiklerini paylaşıyor. Ayrıca, aidiyet ve kamusal görünürlük arasındaki hassas denge de serginin bir diğer odak noktasını oluşturuyor.