Çetin Ünsalan: Konkordato Sorununa Farklı Bir Bakış Açısı
28 Ocak 2026
Hırsızlıkla mücadelede sadece herkesi tutuklamak, sorunu çözebilir mi? Genellikle suçla gerçekten bağlantısı olanların affedildiği durumları göz önüne aldığımızda, aslında bu tür yaklaşımlar sorunu daha da büyütebilir.
Geçmişte eğitim konusunda yaşanan sorunlarda, bazı siyasilerin “bu okullar olmasa bakanlık çok daha iyi yönetilirdi” şeklindeki söylemlerini hatırlarız. Bugün 2026 yılında hala eğitimdeki problemleri tartışıyoruz.
Herhangi bir sorunu çözmek için genel ve yüzeysel çözümlerle sonuca ulaşmak mümkün olmayabilir. Sorunun kaynaklarını bulmak, istismarcıları tespit etmek ve niyeti kötü olanları cezalandırmak gereklidir.
Türkiye ekonomisi zor bir süreçten geçerken, yanlış kararlar nedeniyle büyük zararlarla karşı karşıya kaldık. İflas başvuruları artınca, çözüm olarak iflas başvurularını kaldırdık.
Ardından konkordato kavramı hayatımıza girdi. Neden mi? Çünkü iflasa yol açan sebepler ortadan kaldırılmadı. Özellikle son 1,5 yılda büyük bir artış yaşandı.
Bazı kişilerin kötü niyetli olduğu doğrudur ve kamu yönetiminin asli görevi bunlarla mücadele etmek ve engellemektir. Ancak sayılar artınca herkesi kötü niyetli ilan edip, konkordatoyu yasaklamak doğru bir yaklaşım değildir.
Medyaya yansıyan haberlere göre, konkordato konusunda yeni düzenlemeler gündemde. Detaylara girmeyeceğim çünkü asıl sorun bu değil. Yasal süreçlerde ayıklanması gerekenleri zorlaştırarak, ekonomik sorunları çözemezsiniz.
Ekonominin sorunlarını göz ardı ederek, satın alma gücünü artırmaya çalışıyorsanız, enflasyonu düşürüp maliyetleri aşağı çekmeye çalışıyorsanız, işsizleri yok sayarak gerçekleri değiştiremeyeceğinizi, konkordatoları yasaklayarak ekonomideki sorunları büyütemeyeceğinizi anlamak önemlidir.
Üretken insanları pişman eden bir sistemi sürdürdüğünüz sürece, gerçek adaleti ve hakkaniyeti sağlayan bir mekanizma oluşturmadığınızdan sadece sorunları örtersiniz. Kötü niyetlileri bahane göstererek gerçek sorunlarla mücadele etmezsiniz.
Rasyonel olmayı becerip, gerçeklerle yüzleşmemezlik ise ekonomiyi yönetmenin bir yolu değildir. Artık görmemiz gereken şeyleri görmeliyiz…